Sahabe-i Kiram'ın Türbeleri
Resûlullah'a (sav) yâr olan 225 sahabinin türbesi, makamı ve şehadet mekânı. Adres, ziyaret bilgisi ve namaz vakitleriyle.
En Çok Kayıt Olan Şehirler
Öne Çıkan Sahabe Türbeleri

Hz. Seyyid Süleyman R.A.
Çanakkale Ayvacık ilçesinde Seyyid Süleyman Hz. Türbesi,

Hz. Abdulkerim R.A.
Sakarya ili Akyazı ilçesinde Hz. Abdulkerim R.A. Türbesi

Sahabe-i Kiram Hz. (Hukkaşe Sultan)
Amasya Merzifon İlçe'sinde Sahabe-i Kiram Hz. Hukkaşe Sultan Türbesi

Sahabe-i Kiram R.A. (Yahşi Dede)
Çankırı ili Korgun ilçesinde Sahabe-i Kiram R.A. Kabri Maruf Köyündedir. Yöre halkı tarafından Yahşi Dede olarak bilinir. Köy halkı yağmur duasını burada yaparlar.
Hz. Sahabe-i Kiram R.A.
Balıkesir Havran İlçesindeki Hz. Sahabe-i Kiram R.A. Türbesi Büyükdere Köyündedir

Hz. Ümmü Haram Rümeysa Bintü Milhan El Ensari R.A.
Medine’nin ilk Müslüman hanımlarından idi. Hz. Ümmü Haram Rümeysa Bintü Milhan El Ensari R.A. İslam’dan önce Amr İbni Kays ile evlendi. Kays ve Abdullah adında iki oğlu oldu. İslâm güneşi Medine’ye yayılmaya başlayınca kocasının da Müslüman olmasını istedi. Her vesileyle beyini İslâm’a davet etti. Fakat kocası bu davete icâbet etmedi. Müslüman olmayı kabul etmedi. Çaresiz kalan Hz. Ümmü Haram Rümeysa Bintü Milhan El Ensari R.A. müşrik kocasından ayrılmak zorunda kaldı. Bir müşrikle hayatını devam ettirmek istemedi. İffetiyle, vakarıyla inancını daha diri yaşamayı arzu etti. Bir müddet sonra Ensar’ın ileri gelenlerinden meşhur sahâbî Ubâde İbni Sâmit (r.a.) ile evlendi. Hz. Osman (r.a.)’ın halifelik döneminde bir donanma hazırlandı. Bununla Kıbrıs adasını fethetmek üzere sefere çıkıldı. Bu Müslümanların ilk deniz seferiydi. Ubâde İbni Sâmit (r.a.) ile hanımı Hz. Ümmü Haram Rümeysa Bintü Milhan El Ensari R.A.’da bu sefere katılmışlardı. 86 yaşlarına girmiş olan Sahabiye bütün güçlüklere göğüs geriyor, sıkıntılara tahammül ediyordu. O, ihtiyar mücahide hala askerlerle beraber Kıbrıs içlerine doğru dalıp gitti. Larnaka yakınlarına vardıklarında bindiği atın ayaklarının sürçmesinden dolayı düştü ve oracıkta ruhunu teslim etti. Böylece çok özlediği şehadet mertebesine kavuşmuş oldu. Hz. Ümmü Haram Rümeysa Bintü Milhan El Ensari R.A. Türbesi (Hala Sultan) Kıbrıs Rum Kesimi Larnaka Şehrinde, Mosque of Umm Haram (Ümmü Haram Camii Haziresinde dir.)

Sahabe-i Kiram Hz. (Emir Şeyh)
Erzurum Yakutiye ilçesinde Sahabe-i Kiram Hz. Türbesi,

Sahabe-i Kiram Hz.
İstanbul Çatalca İlçe'sinde Sahabe-i Kiram Hz. Türbesi, Eski Mezarlıkta büyük çınar ağacının karşısındadır .
Hz. Şeyh Müftah R.A.
Şanlıurfa Karkamış ilçesinde Hz. Şeyh Müftah R.A. Türbesi, önceleri burda zatın türbesi varken kaldırılmış.

Hz. Edhem (r.a.)
Eyüp’de ; Abdurrahman şerefbey caddesi no :26 Eyyub el-Ensari hz’nin sakası(sucusu) olduğu rivayet edilmektedir. Türbesi şehid yeri olarak kaydedilmektedir.Türbenin etrafı ve üzeri kapalı kesme taştan inşa olunmuştur. Türbe’nin içerisinde 3 kabir vardır.Bunlardan biri saray hocalarından Hafız Abdullah Efendi’ye, diğer Eyüp İmamı Abdullah Efendiye aittir. Türbenin caddeye bakan geniş ve üstü yuvarlak tek bir penceresi vardır. Halk arasında Edhem baba diye anılıp bilinmektedir. Türbesinde şu kitabe vardır ; Hazret-i Halid Radıye anhü Rabbü’l-Vahid Sakası Edhem Hazretleri’nin Meşhed-i Alileri Fatiha Hicretü’n-Nebi sene 46 Kaynaklar; İstanbul’da Bulunan Ashab-ı Kiram kabir ve makamları ; Cafer E. Babadağlı ; Sarayburnu Kitaplığı İstanbul ve Anadolu evliyaları ; Pamuk yayınları
Sahabe-i Kiram R.A (Amurga Ahmet Dede)
Çanakkale Bozcaada İlçesinde Sahabe-i Kiram R.A (Amurga Ahmet Dede) Türbesi
Sahabe-i Kiram R.A.
Çanakkale Ayvacık İlçesinde Sahabe-i Kiram R.A. Kabri Behramkale Hüdavendigar Camii arkasındaki Şehitlikdedir.
Hz.Ubbad bin Beşir R.A.
Hz.Muhammed’in zekat memurlarından olan sahabe Abbad bin Bişr olarak da bilinmektedir. Hz.Ubbad Bin Beşir R.A. Hz.Peygamber’in hicret öncesi Medine’ye gönderdiği bir öğretmen aracılığıyla Müslüman olmuştur. Bedir ve Uhud savaşları da dahil olmak üzere tüm savaşlara katılmıştır. Hz.Muhammed S.A.V. tarafından zekat memuru olarak tayin edildi. Yemame Muharebesi’nde aldığı yaradan ötürü şehit olmuştur. Hz.Ubbad Bin Beşir R.A. Türbesi Adıyaman'dadır.

Hz. Halid Bin Velid R.A.
İslam devleti emrinde savaşan dahi Arap komutan Hudeybiye Antlaşması sonrası Müslümanlığı seçen ve İslam devletinin emrinde savaşan dahi Arap komutan’dır. İslam peygamberi Hz.Muhammed S.A.V. kendisi için; “Halid Allah’ın kılıcıdr” buyurmuştur. Hz. Halid Bin Velid R.A. Katıldığı savaşların hiçbirinde yenilgiye uğramamasıyla bilinmektedir. 642 yılında eceliyle Humus kentinde vefat etmiştir. Hz. Halid Bin Velid R.A. Türbesi bugün Suriye’ye bağlı olan Humus şehrinde Halid bin Velid Camii içerisinde Hz. Ömer-il Faruk oğlu Ubeydullah R.A. Türbesi ile beraber yer almaktadır.

Sahabe-i Kiram Hz.
Rodos şehitleri Hz.Osman ve kardeşi Hz.Murad Sahabe-i Kiram türbesinde, Hz.Muhammed’in sancakdarı Hz.Osman ve kardeşi Hz.Murad yatmaktadır. Mezar taşında verilen bilgiye göre, Rodos’un fethi sırasında ikisi de islam şehidi olmuşlardır. Vefat tarihleri 675 yılıdır. Türbe Muğla Marmaris ilçesinde bugün halen ziyaret edilmektedir.
Hz. Seyyid Muhammed R.A.
Ankara Gölbaşı İlçesinde Hz. Seyyid Muhammed R.A. Türbesi

Sahabe-i Kiram Hz.
Ankara Kızılcahamam İlçe'sinde Sahabe-i Kiram Hz. Türbesi, Taşlıca Köyü'nde Oruç Gazi Hz. ile yan yanadır.

Hz. Süleyman R.A. ve diğer şehit sahabiler
Diyarbakır'ın Sur İlçe'sinde Hz. Süleyman Cami içinde Hz. Süleyman R.A. (Hz. Halid bin Velid R.A.'ın oğlu) ve 27 sahabi ile beraber kabirleri bulunmaktadır Türbedârın Anısı Anlatılanlara göre, Şehitlerin bir türbedarı Şeyh Muhiddin Efendi, onlara sürekli hizmet edermiş. Her Cuma şehitlerin kanları akarmış. Türbedar eline pamuk alır, kanayan şehit kanlarını silermiş. Şehitlerin yüzlerini hiç açmazmış. Yine bir Cuma akşamı yaklaşınca, parası bitmiş. Pamuk alamamış. Çarşı pazar dolaşsa da bir türlü pamuk alacak parayı bulamamış. Yanına bir adam gelerek, kendisine pamuk alması için para vermiş. Geceleyin türbeye inen türbedar, kanayan yaraları pamukla temizlemeye başlamış. Bir ara hiç yapmadığı bir şeyi yapmış. Şehitlerden birinin yüzünü açmış. Gördüğü karşısında şaşkına dönmüş. Kendisine pamuk parası veren kişi, kanını temizlediği şehidin ta kendisiymiş. Bu türbedarın ölümünden sonra, şehitlerin gömülü olduğu mahzene inen yol kapatılmış.

Seyyide Zeynep (Hz. Ali R.A. Kızı)
Hz.Muhammed S.A.V.’in ilk kız torunu, Hz.Ali R.A.’ın kızı Hz.Muhammed S.A.V.’in ilk kız torunu ve Hz.Ali R.A. ile Hz.Fatıma R.A.’ın kızıdır. Seyyide Zeynep R.A. Kerbala olayı sırasında ağabeyi Hz.İmam Hüseyin R.A.’ın katline şahit olmuştur. Hz.İmam Hüseyin ve ashabının şehit olması sonrası esir düşerek Kufe’ye oradan da Şam’a götürülmüştür. Hicretin 63.yılında 1 Recep’de Şam topraklarında 57 yaşında iken vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir. Bugün Suriye sınırları içerisinde Şam topraklarında aynı isimle anılan Seyyide Zeynep Camii içersinde türbesi ziyaret edilebilmektedir.

Hz. İmam Hüseyin R.A.
Hz.Muhammed’in torunu, Halife Hz.Ali’nin oğlu İslâm peygamberi Hz. Muhammed S.A.V.'in torunudur. Hz. İmam Hüseyin R.A. Dördüncü Hâlife olan Ali bin Ebu Talib R.A.'ın oğludur. Annesi, Resulullah Efendimiz’in kızı Fatıma-tüz Zehra’dır. Kerbela’da Yezid’in ordusu tarafından kuşatılmış, o ve ashabı( yaklaşık 72 kişi ) 10 Muharrem Aşura Günü susuz bir şekilde şehit edilmiştir. Ehli beytin üçüncü imamı Hz. İmam Hüseyin R.A.'ın Türbesi, toprağa verildiği bölge Irak / Kerbela Şehrinde dir.
Hz. Abdullah bin Makdum R.A. (Abullah Bin Ümmi Mektum)
Hz. Muhammed’in ikinci müezzinidir. Hz. Abdullah bin Makdum R.A. (Abullah Bin Ümmi Mektum)'un İslâmiyet’ten önce adının Husayn olduğu, Resûl-i Ekrem’in kendisine Abdullah ismini verdiği söylenmektedir. Medineli âlimler adını Abdullah, Iraklılar ise Amr şeklinde kaydeder. Ümmü Mektûm, annesi Âtike bint Abdullah el-Mahzûmiyye’nin künyesi olup ona nisbetle İbn Ümmü Mektûm diye tanınmıştır. Anadan doğma kör olduğu veya küçük yaşta gözlerini kaybettiği, bu sebeple annesine Ümmü Mektûm denildiği de nakledilir. Mekke’de İslâmiyet’i ilk kabul edenlerden biridir ve burada Resûlullah’a müezzinlik yapmıştır. Hz. Peygamber çeşitli vesilelerle Medine dışına çıktığı zaman ona vekâlet etmiş ve geride kalanlara namaz kıldırmıştır. Medine döneminde de Bilâl-i Habeşî ile birlikte Hz. Peygamber’in müezzinliğini yapmış, Bilâl ezanı çok erken okuduğu halde o, fecir doğup sabah namazı vakti girdiği kendisine bildirildikten sonra ezan okumasıyla tanınmıştır. Kadisiye Savaşı’na (15/636) katıldığı, savaştan sonra muhtemelen savaşta aldığı yaralar yüzünden vefat ettiği veya Kadisiye’de şehid düştüğü rivayet edilmiştir. Hz. Abdullah bin Makdum R.A. (Abullah Bin Ümmi Mektum) Türbesi Suriye Şam Şehri'nde Bab'üs Sağir mezarlığındadır.

Hz. Osman R.A.
İslam Dininin Üçüncü Halifesi. Hz. Ömer’den sonra gelen 3. İslâm halifesidir. Fil Vak‘ası’ndan altı yıl sonra Tâif’te doğdu. İslâmî davetin ilk safhasında Hz. Ebû Bekir’in delâletiyle Resûlullah’ın yanına giderek müslüman oldu ve ilk on müslüman arasında yer aldı. Resûl-i Ekrem’in vahiy kâtiplerinden olan Osman, Ebû Bekir zamanında onun kâtipliğini ve müşavirliğini yaptı. Onun Hz. Ömer’i halef tayin etmesi hususunda olumlu görüş belirtti. Hz. Ömer’in de danışmanları arasında yer aldı. Resûlullah’ın iki kızıyla evlenmiş olduğu için “zü’n-nûreyn” (iki nur sahibi) lakabıyla meşhur olmuştur. Çıkan isyan sonucu evine zorla giren âsiler tarafından şehit edilmiştir. Cenazesi bile gece vakti az kişinin katılımıyla gizlice kaldırılmıştır. Cenazeye Hz. Osman’ın iki hanımının yanında üç-on yedi arasında erkeğin katıldığı ve onun Medine’deki Cennetü’l-baki bitişiğindeki Haşşükevkeb denilen yere defnedildiği bildirilmektedir.

Hz. Ömer-il Faruk oğlu Ubeydullah R.A.
Suriye Humus Şehri'nde Hz. Ömer-il Faruk oğlu Ubeydullah R.A. Türbesi (Khaled Ibn Walid Mosque) Halit bin Velid Camii'nde dir.

Hz. Sultan Suc-a R.A. (Sultan Şücaeddin)
Diyarbakır Sur İlçesi'nde Hz. Sultan Suc-a R.A. (Sultan Şücaeddin) Türbesi

Hz. İmam Abdullah R.A. (Hz. Zeynel Abidin R.A.Babası)
Suriye Şam Şehri'nde Hz. İmam Abdullah R.A. (Hz. Zeynel Abidin R.A.Babası) Türbesi Bab-üs Sagir Mezarlığı'nda (Bab el Saghir Cemetery) dır. Hz. İmam Abdullah R.A. (Hz. Zeynel Abidin R.A.)'ın Babası dır.
Hz. Osman Dede R.A.
Kahramanmaraş Pazarcık İlçesi Osmandede Köyü'nde Hz. Osman Dede R.A. Türbesi

Hz. Abdul Esvet Demıs Ebul Havl R.A. (Şeyh Eles)
Mardin Midyat İlçesi Hz. Abdul Esvet Demıs Ebul Havl R.A. (Şeyh Eles) türbesi Acırlı Köyü'nde dir

Hz. Malik Bin Ejder (r.a.)
Şehrin güney tarafında, merkeze 6 km uzaklıkta Aksu Mahallesi Esas adı Malik Bin Ester olan Malik, Yemen’de Naha adlı bir oymağın beyidir. Bundan dolayı kendisine Naha’ya nisbetle El-Nahai de denilmiştir. El-Eşter ise lakabıdır. Rivayete göre Malik Bin Ejder Hazretleri 636 yılında Bizanslılarla Suriye’de yapılan Yermük Savaşı’nda gözünden yaralanmış bundan dolayı kendisine El Eşter (göz kapakları ters) denilmiştir. Anlaşıldığına göre Malik Bin Ejder , Suriye’den Maraş’a gelerek şehrin şimdiki güney taraflarına karargahını kurmuş ve buradan geçitleri aşarak Bizans topraklanna akınlar yapmış ve büyük kahramanlıklar göstermiştir. Bu sırada yalnız olmadığı da anlaşılan Malik Bin Ejder ‘in buraya Meyserete Bin Mesruku’l Abesi ile birliktegeldiği ve muharebe neticesinde burada şehit olduğu da rivayet edilmiştir. Bir rivayete göre de halife Hz. Ali, Malik Bin Ejder ‘i Cizre. Hz. Ebubekr’in oğlu Muhammed’i de Mısır valiliğine atar. Bu atamadan kısa bir süre sonra Muaviye Şam’da halifeliğini ilan eder ve ilk icraat olarak da Mısır valiliğine Amr îbnu’l As’ı atar. Burada kargaşa çıkar ve halk vali ‘Muhammed’e’ karşı ayaklanır. Hz. Ali ayaklanmaları bastırması için Malik Bin Ejder ‘i görevlendirir. Görevi kabul eden Malik Bin Ejde r Hazretleri, 6.000 kîsilik orduyla Mısır’a doğru yola çıkar. Kalzum adlı yerleşim biriminde bir eve misafir olur ve Muaviye tarafından örgütlenen ev sahibi tarafından şehit edilir. Bunun tabii bir ölüm oldugunu zanneden askerler Malik Bin Ejder ‘i Kufe’ye gömmek isterler. Bunun için Kufe’ye gidilmesi gereklidir. Ancak güneyden yol olmadığı için önce Harran’a oradan da Kufe’ye gidilmesi gereklidir. Dolayısıyla Hz. Osman’ın katlinden sorumlu olduğunu iddia eden Muaviye’nin, Malik’in cenazesine hakaret edebileceğini düşünen Malik Bin Ejder ‘in oğlu, babasını Filistin ve Şam topraklarına gömülmesini istemez. Onun Hz. Ali’ye bağlılıkları ile bilinen Maraş’a -şu anda bulunduğuyere- gömülmesini ister. Evliya Çelebi’ye göre Malik Bin Ejder Hazretleri, Hz. Peygamber’in silahşörüdür ve kemerini bizzat Hz. Ali bağlamıştır. Rivayete göre ise Hz. Peygamber, Malik Bin Ejder île Osman Dede’yi Maraş’ın fethine görevlendirir. Her iki sahabe de Maraş’ın dışında bir çeşme başına gelir ve yorgunluktan oracıkta uyuyakalırlar. Uyandıklarında etraflarının düşman askerleri tarafından sarıldığını görür ve savaşmaya başlarlar. Aralarında çetin bir muharebe olur. Bu sırada Osman Dede günümüzde mezarının bulunduğu yerde şehit olur. Malik Bin Ejder ise yaralı halde Kumaşır Gölü’nün olduğu yere kadar ulaşır. O sırada Kumaşır Gölü yoktur. Gölün olduğu yerde Hristiyanlann yasadığı bir köy vardır. Malik Bin Ejder , içmek için köylülerden su ister. Ancak köylüler ona su vermez, aksine onu köylerinde istemez ve üzerine köpeklerini salıverirler. Bu duruma çok üzülen Malik Bin Ejder , kılıcını çeker ve köyün doğusunda yer alan kayaya vurur. Aynı anda kaya birkaç parçaya ayrılır. Bu sırada parçalanan kayaların arasından su kaynamaya başlar, kısa sürede köy sular altında kalır ve bu günkü Kumaşır Gölü oluşur. Bir başka rivayete göre Malik Bin Ejder köylülerden su ister onlarsa bu isteği yerine getirmezler. Bunun üzerine O, yakınlarda bulunan suya “Ak su, Ak su!” diye seslenir ve su kendisine doğru akmaya başlar. O günden sonra nehrin adı “Aksu” kalır. Köyün helak olduğunu gören Malik Bin Ejder hazretleri ise o sırada günümüzde kendi adıyla anılan tepeye çıkar, orada şehit olur ve aynı yere defnedilir. Şehrin güney tarafında, merkeze 6 km uzaklıkta Aksu Mahallesi. sınırlarında bulunan yapının aslen 1201 yılında yaptırıldığı belirtilir. Kumaşır Gölüne bakan tepede yer alan yapı; Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden yapılan merkezi planda küçük mescidi, türbe kısmı ve çevre düzeni ile atıl durumdan kurtarılmış, ziyarete açılmıştır.
Hz. Abdurrahman bin Avf R.A.
Eruzurum Palandöken İlçesinde Hz. Abdurrahman bin Avf R.A. Türbesi
Hz. Ubeyd-i Gazi R.A. (Abid Gazi)
Çorum Merkezde Hz. Ubeyd-i Gazi R.A. (Abid Gazi) Sahabe-i Kiram Türbesi

Hz. Safvan bin Muattal R.A. (Safvan Dede)
Hz. Safvan bin Muattal R.A. (Safvan Dede) Türbesi Adıyaman ili Samsat ilçesinde bulunmaktadır.

Hz. Ebu Eyyüb El Ensari R.A.
Eyüp Sultan Camii'nin yanındadır. Hz. Muhammed'in ordusunda sancaktar olup, İstanbul'un muhasarası sırasında şehit olan Hz. Ebu Eyyüb El Ensari R.A.'ın mezarıdır. Mezar fetihten sonra bulunmuş ve üzerindeki türbe 1459 yılında cami ile birlikte inşa edilmiştir. Dışı çinilerle süslü türbe özellikle Cuma, kandil ve bayram günleri ziyaretçilerle dolup taşar. İşleri ters gidenler, kısmetini açtırmak isteyen kızlar, yeni evlenenler, sünnet olanlar ve çeşitli dilekleri olanlar türbenin önünde dua eder ve çevresini üç defa dolaşırlar. Türbenin ayak ucunda bulunan suyun kalp hastalığına şifa olduğuna inanılır. Eyüp Sultan'da dilek tutanlar çeşitli adaklar adarlar (yiyecek dagıtmak, kurban kesmek vs.) ve dilekleri gerçekleşenler bu adaklan fakir insanlara dağıtırlar. Türbe, Eyüp Sultan Camii adıyla bilinen ünlü ve kutsal camiin kuzey tarafında ve iç avlusunun hemen önündedir. İstanbul’da yapılan ilk eser budur. Büyük Türk hükümdarı Fatih Sultan Mehmet tarafından, 1454-55 tarihlerinde yapyırılmıştır. Türbede medfun bulunan Hz. Halid Bin zeyd Ebu Eyyub el-Ensari Medineli’dir. Hazraç kabilesinin önemli kollarından Neccar-Zade Hanedanı’nın reisidir. Babasının adı Zeyd, annesinin adıHind’dir. Künyesi Eba Eyyüb’dür. Hicretten iki yıl önce Mekke’ye gelerek Hz.Muhammed S.S. ile görüşmüş ve İslam’ı kabul etmiştir. Hicretin 48. veya49. (M. 668-69) senelerinde İslam Ordusu kumandanı Süfyan bin Avf’ın idaresindeki ordu, İstanbul’a gelmişti. Şehir muhasara edilmiş ve kuşatmanın devam ettiği bir sırada Halid bin Zeyd ve Süfyan bin Avf vefat etmişlerdi. Yaşının hayli ilerlemiş olması ve çok uzak yollar katetmesi sıhhatini bozmuş ve bir rivayete göre ishal, bir rivayete göre de astım hastalığından yatağa düşmüştü . Vefatında türbesinin bulunduğu yere defnedildi . Büyük hükümdar Fatih İstanbul’u muhasara ettiği sırada muhteşem oyağını, Topkapı karşısında, Maltepe Kışlası’nın bulunduğu yere kurmuştu. Muhasara sırasında da Hz. Ebu Eyyüb El Ensari R.A.’ın mübarek kabrinin bulunmasını, kuşatmaya iştirak eden devrin kutbu, Akşemseddin Hazretleri’nden istemişti. Kuşatmanın başlarından İstanbul’un fethine kadar Cuma namazları topluca, Eyüp Sultan Camii’nin bulunduğu yerde kılınmıştır. Türbe sekiz köşeli olup tek kubbelidir. Kesme taştan yapılmıştır. Kubbe cephe yüzlerine oturtulmuştur. Kasnağı yoktur. Cephe köşelerine kabartma sütunlar yapılmıştır. Pencere söveleri mermerdir. Kapısını bulunduğu cephe hariç, diğerlerinde alt üst iki pencere bulunmaktadır. Alt pencerelerin pirinçten dökme kapakları mevcuttur . Kemerli yapısı alternatifli olup mermerdir. Üzerine Allah ve Muhammed isimleri ve bunun altına da kelime-i tevhid hak edilmiştir. Türbenin içi, alt pencerelerin üst silmesine kadar bütün duvarlar mavi ve beyaz rengin hakim olduğu desenli çinilerle kaplıdır. Bu çinilerin üst tarafında türbeyi fırdolayı kuşatan, lacivert zemin üzerine beyaz celi yazılar ile donatılmış bir çini kuşağı yer almıştır. Buraya Besmele-i Şerif ve Tevbe Suresi’nin ayetleri yazılmıştır. Üst pencerelerin hizasından kubbe kilit noktasına kadar kalem işlemeleri ile süslenmiştir.kubbe ortasına güzel bir istif ile Âl-i imran Suresi’nin 193.ayet-i kerimesi yazılıdır. Muhtemelen bu yazı Fatih devrine aittir. Pirinçten dökme ve döğme bezemeli alt pencere kapakları ise Sultan III. Selim tarafından yaptırılmıştır.

Hz. Şeyh Hasan Bey R.A. (Güdük Minare)
VI. asrın başlarında henüz mahalle özellikleri göstermeyen Şeyh Hasan Zaviye ve türbesinin çevresine, Şeyh Şemseddin ailesi ve dervişlerinin yerleştirilmelerinden yarım asır sonrasında buranın ilk defa Küçük Minare mahallesi olarak kayıtlarda yer aldığı görülür. Ehli keşif zatlar bu türbenin sahabe türbesi olduğunu belirtmişlerdir. Hz. Şeyh Hasan Bey R.A. (Güdük Minare) Türbesi, Sivas İli Küçükminare Mahallesinde dir.

Hz. Abdülvahab Gazi R.A.
Emeviler döneminde yaşamış ve İslam kuvvetleriyle Anadolu seferine katılmış ünlü bir ordu komutanıdır. Hz. Abdülvahab Gazi R.A.'ın doğum tarihi belli değildir. Taberi ve İbnü’l Kesir, Abdulvahap Gazi’nin H.113(M.731) yılında şehit düştüğünü belirtir. Hz. Abdülvahab Gazi R.A. , Battal Gazi’nin ve Ahmet Turan Gazi’nin silah arkadaşıdır. Abdulvahap Gazi’nin İznik’ten başka Sivas, Elâzığ ve Bayburt’ta da türbe ve makamları bulunmaktadır. Menkıbelere göre Abdulvahap Gazi, Hz. Peygamber’in sancaktarıdır. Onun duası ile uzun bir ömür, rivayetlere göre 300 yıl yaşamıştır. Hz. Peygambere ait mübarek emanetleri yıllarca sonra Malatya’ya gidip Battal Gazi’ye teslim etmiştir. Daha sonra Battal Gazi ve Ahmet Turan Gazi ile Anadolu’yu İslamlaştırmak için birlikte hareket etmişlerdir. Hz. Abdulvahab Gazi R.A. Türbesi Bursa İznik ilçesinde yüksek bir tepededir.

Hz. Sitti Zeynep R.A. (Hz. Ebubekir R.A. Efendimizin Kerimesi)
Hz. Ebubekir R.A. Efendimizin Kerimesidir. Hz. Sitti Zeynep R.A. Türbesi Antalya İlinin Alanya İlçe'sinde dir.

Hz. Cabir El Ensari R.A.
Harran’ın 20 km. kuzeyindeki Cabir el-Ensar (Yardımcı) Köyünde Hz. Cabir El Ensari R.A.'a ait bir türbe (meşhed) ve yanında yine O’nun adını taşıyan bir cami bulunmaktadır. Hz. Cabir El Ensari R.A. hicretten 16 yıl önce (miladi 607) yılında Medine’de doğmuştur. Hz. Peygamber S.A.V. efendimiz ile birlikte birçok savaşa katılan Hz. peygamberin vefatından sonra 697 yılında Hz. Ömer zamanında başta Harran'ın Şam'ın ve Urfa'nın fethi için bu bölgeye gönderildiği İslam ordusunun kumandanı ve resulullahın sancaktarı olarak savaşıp şehit olduktan sonra burada medfun olduğu şehit düştüğü defnedildiği yere de bu türbenin (meşhed) ve caminin yapıldığı kaynaklarda geçmektedir. Hz. Cabir El Ensari R.A. Türbesi Şanlıurfa Eyyubiye İlçe'si Yardımcı Bucağı'nda dır.

Sahabe-i Kiram Hz.
Niğde İli Sahabe-i Kiram Hz. Türbesi, Dört Ayakdan tepeye doğru çıkın. Burada park gibi binaların yanında bir alanda bir çok sahabe yatmaktadır. Bir tanesi burada küçük bir mağara içindedir. Dışında temsilen bir mezar vardır. İçine girebilirseniz zatı kiramın kabrini görebilirsiniz.

Hz. Süheyb İbni Rumi R.A.
Hür bir babanın asil bir evladı iken hayatına köle olarak devam eden, zorluklarla boğuşan, işkencenin her türlüsüne tahammül eden Hz. Süheyb İbni Rumi R.A., Allah Rasûlü'nün övgüsüne mazhar oldu. Allah yolunda malıyla ve canıyla cihad etti. Müslümanların aziz kılındığı, dinin zafere ulaştığı, Kelime-i Tevhidin kıtalar aştığı günleri gördü. Hz. Süheyb İbni Rumi R.A. Türbesi Sivas Yıldızeli İlçe'sinde Banaz köyündededir.

Hz. Kara Çomak R.A.
Hz. Kara Çomak R.A. Gaziantep’teki türbesi Karaçomak köyünün üzerindeki tepededir. Rivayete göre Gaziantep kalesi etrafında muharebeler olurken arkadaşlarından ayrı düşen ve şimdiki Sandıkçılar çarşısının bulunduğu yerde kendisi ile dövüşenlerden Pürsefa şehit olur. Karaçomak vuruşarak yukarıda tarif edilen yerde başı gövdesinden ayrılır. Başsız gövde vuruşarak Karaçomak tepesinin başına kadar çıkar. Orada yıkılır. Fetih işi tamamlandıktan sonra baş ve gövde düştükleri yerlerde ayrı ayrı gömülürler.

Hz. Ahmedü’l Ensari R.A.
İstanbul kuşatmasında Eyyub Sultan Hazretleri ile bölgeye gelen ve şehit düşen Sahabelerden Ahmed El Ensari aslen Medinelidir. Sahabe-i Kiram’dandır. Eyyub Sultan Hazretleri ile birlikte İstanbul kuşatması sırasında bu bölgeye geldikleri sanılmaktadır. Hz. Ahmedü’l Ensari R.A.'ın Mezartaşı Fatih dönemine aittir. Hazirede çok sayıda sahabe de bulunmaktadır. Bunlardan bilinen ikisi Ebu Şeybetül Hudri, Hz.Ka’b ve Hamidullah El Ensari’dir. Bu zat’ların Ahmed El Ensari’nin gaza arkadaşları oldukları sanılmaktadır. Hz. Ahmedü’l Ensari R.A. Türbesi bugün İstanbul Fatih Ayvansaray’da Hz. Kab R.A. Türbesinin arkasında Sur kapısında, sur dibindedir. Burası Toklu İbrahim Dede Mezarlığı olarak bilinir. halen ziyaret edilebilmektedir.

Hz. Cafer Bin Abdullah El Ensari R.A.
Saka olarak bilinen ve İstanbul kuşatmasında bölgeye gelen sahabelerden biri Adı tam olarak Ca’fer ibn-i Abdullah-ı Ensari olarak bilinmektedir. Eyyub Sultan Hazretleri ile İstanbul kuşatmasına gelen sahabelerden biridir. Hz. Halit’in sakası olarak bilinmektedir. Hz. Cafer Bin Abdullah El Ensari R.A. Aynı zamanda saka olması sebebiyle savaşta askerlere su dağıtmıştır. Türbesi İstanbul Fatih ilçesinde bulunan Hoca Kasım Günani Camii’nin bahçesinde kıble tarafındadır. Hoca Kasım Camii 1835 tarihinde II. Mahmut tarafından yeniden yaptırılmıştır. Hz. Cafer Bin Abdullah El Ensari R.A. Türbesi bugün halen ziyaret edilebilmektedir.

Hz. Husam Bin Abdullah R.A.
İstanbul’un Araplar tarafından kuşatılmasında bölgeye gelen ve şehid düşen sahabelerden biri Türbesinde bulunan levhada ismi Hüsam İbn-i Abdullah olarak belirtilmiştir. Kendisi Sahabe-i Kiram’dandır. Hz. Husam Bin Abdullah R.A. İslam ordusu’nun İstanbul’u kuşatması sırasında bu bölgeye geldiği sanılmaktadır. Rivayete göre kendileri Bizans İmparatoru’ndan şehri gezmeleri için izin alıp gezdikten sonra şehirden çıkarlarken Bizanslı askerler tarafından saldırıya uğrayıp şehit düşmüşlerdir. Evliya Çelebi’nin anlattığına göre bu bölgede birçok sahabe yatmaktadır. Hz. Husam Bin Abdullah R.A. Türbesi bugün İstanbul’da Fatih ilçesinde halen ziyaret edilmektedir.

Hz. Vehb Bin Hüşeyre R.A.
İstanbul’un fethinde şehit düşen Sahabeler’den Eyüp Sultan Hazretleri ile birlikte İstanbul’un fethine katıldığı rivayet edilmektedir. Hz. Vehb Bin Hüşeyre R.A. Fetihte şehit düşen 27 sahabeden biri olduğu sanılmaktadır. Farklı bir rivayete göre ise Süfyan b. Üyeyne ile birlikte türbesinin bulunduğu bu bölgede şehit düştüğü söylenmektedir. Hakkında farklı rivayet bulunmakla birlikte kesin ve detaylı bilgi bulunmamaktadır. 1752-1756 yılları arasında Sadrazam Mustafa Bahir Paşa tarafından namaz kılınacak hale getirilmiştir. Hz. Vehb Bin Hüşeyre R.A. Türbesi bugün İstanbul Beyoğlu ilçesinde Karaköy Yeraltı Camii içerisinde yer almaktadır.

Üç Bin Sahabi R.A.
Binlerce şehid Sahabe-i Kiram’ın medfun olduğu Türbe İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Üç Bin Sahabi R.A. Tersane arkasında Zindan Arkası Mezarlığı'nda olduğu rivayet edilir. Evliyâ Çelebi, bu sahâbe türbeleri hakkında Şöyle bir bilgi vermektedir: Koca Mustafa Paşa Semti‘ne üç sahâbe defnedilmiştir. Diğer binlerce Şehid, kayıklar ile İstanbul‘un kuzey tarafında eski bir mezarlık olan ve Tersane Ardı denilen yere götürülüp büyük mağaralar içinde defnolundular. Ömer b. Abdülaziz zamanından beri nice Sahâbe-i Kiram İstanbul ve Galata‘dan sonra hepsi bu mezarlıkta gömülüdür. Şeyh Maksut da kayıklarla getirdiği ve buraya defnettiği Şehidler için mezarlığa bir büyük sert taş diktirdi. Üzerine de kendi el yazısı ile şu beyiti yazdı: “Bunlar anlar kim gelup gittiler Gelup de iş bu fenâda nittiler Geldiler ve gittiler ve yittiler Âkıbet dâr-ı bekâya gittiler.” Allah cümle ehli imanı şefaatlarına nail eylesin.

Hz. Muhammed Ensari R.A.
İslam ordularında görevli cerrah olarak görev yapan sahabelerden biri Şeyh Muhammed Ensari Hazretleri İslam orduları ile bölgeye gelen ve orduda cerrah olarak görev yapmış sahabelerden biri olduğu bilinmektedir. Hz. Muhammed Ensari R.A. Aslen Medinelidir. Bölgede yapılan savaşta şehit düştüğü sanılmaktadır. Türbe Osmanlı Mimarisi olup 18. Veya 19. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Hz. Muhammed Ensari R.A.’ın cerrah olması sebebiyle türbeye gelen hastaların şifa bulduğuna inanılmaktadır. Türbe bugün Kilis Yenimahalle’de İslam Bey Parkı içerisinde hala ziyaret edilmektedir.

Hz. Dülük Baba R.A. (Davud Eşter)
Gaziantep Şehitkamil ilçesinde Hz. Dülük Baba R.A. (Davud Eşter) Türbesi, Evliya Çelebi Seyahatnamesinde geçen Dülük Baba, Selim Şah Mısır'a giderken yoluna çıkıp, "Yolun kolay olsun Selim oğlan. Mısır'ı filân ayda alıp Mekke ve Medine'nin sahibi olunca bana bir tekke yapar mısın?" diye Mısır'ın fethini müjdeler. Melâmî Bektaşîlerden bir ulu sultanmış. Gerçekten de söylediği günde Mısır fethedilir. Selim Han fetihten sonra Ayntab'a gelip Dülük Baba'yı vefat etmiş bulunca nurlu kabri üzerine türbe yapar.
Hz. İmam Hasan R.A.
Hz.Muhammed’in torunu, Halife Hz.Ali’nin oğlu İslam peygamberi Hz.Muhammed S.A.V.'in ilk erkek torunudur. Hz. İmam Hasan R.A. Dördüncü halife olan Hz.Ali R.A.’ın Hz.Fatıma R.A.ile evliliğinden olan oğludur. Oniki imam’ın ikincisi ve Ehlibeyt’ten olan dördüncü kişidir. Muaviye ile barış yaptıktan sonra Medine’ye gitmiştir. Medine’de on iki yıl yaşamış ve 48 yaşında iken şehit düşmüştür. Hz. İmam Hasan R.A. vefatından önce kardeşinden kendisini dedesi Hz.Muhammed S.A.V.’in yanına defnetmesini istemiştir. Çeşitli rivayetlere göre bu duruma mani olunması üzerine Medine’de bulunan Cennetül Baki Mezarlığına kardeşi İmam Hüseyin R.A. tarafından defnedilmiştir.
Hz. Sahabe Muhammed R.A.
Diyarbakır Silvan Kalesi’nin güney tarafında Burcuşah Kapısı’nın karşısındaki sur dışında Hz. Sahabe Muhammed R.A.türbesi mevcutdur. Şehit düştüğü rivayet edilen sahabe türbesinin üzerinde çeşitli yazıt ve kabartmalar vardır. Ayrıca çevre düzenlemesi sırasında türbenin yanında kazı sonucu bulunan taş parçalarının üzerinde altı köşeli yıldız kabartması bulunmuştur. Her yıl mart ayının ilk üç Çarşamba günü ziyaretçi akınına uğramaktadır. Bazı hastalıklara şifa olduğuna inanılmaktadır.
Hz. Komutan Sahabe R.A. (Muaz bin Cebel'in Komutanı)
18 yaşında iken müslüman oldu ve İkinci Akabe Biatı’na katıldı. Hz. Komutan Sahabe R.A. (Muaz bin Cebel'in Komutanı) Kendi kabilesinden İslâmiyet’i kabul eden arkadaşlarıyla birlikte geceleri Benî Selime oğullarından henüz müslüman olmayan bazı kimselerin putlarını kırdı veya putların âcizliğini ortaya koyacak eylemler yaptı. Hz. Ebû Bekir devrinde Suriye fetihlerine katıldı. Önemli görevler üstlendiği Yermük ve Ecnâdeyn savaşlarıyla Dımaşk’ın fethinde bulundu. Ecnâdeyn Savaşı’nda ordunun sağ kanadına kumanda etti. Hz. Ömer halifelik görevini üstlendiğinde Suriye ordusunun kumandanı Ebû Ubeyde b. Cerrâh ile ona bir mektup yazdı. Ebû Ubeyde veba salgınında ölünce ordunun başına geçti ve komutanlık yaptı. Asr-ı saâdet’te Kur’ân-ı Kerîm’in tamamını ezbere bilen birkaç kişiden biri olan Muâz, Resûlullah’ın kendilerinden Kur’an öğrenilmesini tavsiye ettiği dört sahâbî arasında yer alıyordu. Hz. Komutan Sahabe R.A. (Muaz bin Cebel'in Komutanı) Türbesi, Diyarbakır Silvan ilçesindedir.

Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A.
Resûl-i Ekrem’e En Son Dokunan Sahabe Hz. Muhammed’in amcası Abbas’ın oğludur. Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A. Annesi Ümmü’l-Fazl Lübâbe bint Hâris el-Hilâliyye, Hz. Hatice’den sonra müslüman olan ilk kadın olup Resûl-i Ekrem’in hanımlarından Meymûne’nin kız kardeşidir. Resûlullah kendisine benzetilen Kusem’i arkadaşlarıyla oynarken görmüş ve bineğinin arkasına bindirmişti. Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A. Hz. Peygamber’in cenazesi yıkanırken hazır bulunmuş, Resûlullah’ı kabrine yerleştirmiş ve kabirden en son o çıkmıştı. Bu sebeple Resûl-i Ekrem’e en son dokunan kişi olarak tanınır. Aynı zamanda Hz. Hüseyin’in sütkardeşi olmuştur. Muâviye döneminde Horasan Valisi Saîd b. Osman b. Affân’ın kumandasında Horasan civarındaki fetihlere katıldı. Saîd b. Osman’la birlikte Semerkant seferine katıldı ve Semerkant’ta şehit oldu ve Özbekistan’ın Semerkant’ına defnedildi. Mezarı zamanla ziyaretgâh haline gelmiş, etrafına cami ve medrese yapılmıştır. Kusem’in Semerkantlılar arasında “Şâh-ı Zinde” (yaşayan sultan) diye anılan mezarına Bâbür devrinde Mezarşah adı verilmiştir. Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A. Türbesi, Özbekistan Semerkant Şehri'nde Şah-ı zinde - Semerkand Şehir Kabristanındadır.

Ebubekir Ağa Sıbyan Mektebi Haziresinde Sahabe ve Tabiinler
Ebubekir Ağa, 1670 yılında Alâiye’de doğmuştur. İstanbul, İzmir, Mekke, Mora, Mısır ve Kıbrıs’ta pek çok vakıf tesis etmiştir. Kapıcıbaşı, çavuşbaşı, darphane emini, nişancı, kaptân-ı derya gibi birçok alanda Osmanlı Devleti’ne hizmet etmiştir. 1758’de vefat etmiş olup İstanbul’un Aksaray semtindeki aile mezarlığına defnedilmiştir. İstanbul Fatih İlçesi'nde Ebubekir Ağa Sıbyan Mektebi Haziresinde Sahabe ve Tabiinler, Ebubekir Ağa Sıbyan Mektebi Haziresinde dir.

Hz. Amr-I Ayyar R.A. (Ümeyye-i Damiri oğlu)
Suriye Humus Şehri'nde Hz. Amr-I Ayyar R.A. (Ümeyye-i Damiri oğlu) Türbesi Humus Kalesi'nde dir. Evliya Çelebi Seyahatnağmesi'nde geçer.

Hz. Sa’d Bin Ebu Vakkas R.A.
Gaziantep Şehri Araban ilçesinde Hz. Sa’d Bin Ebu Vakkas R.A. Türbesi Ziyaret Köyü'ndedir.

Hz. Ömer bin Abdülaziz R.A.
Suriye Humus şehrinde Hz. Ömer bin Abdülaziz R.A. Türbesi

Hz. İmam Ukayl R.A. (İmam Akil)
Diyarbakır İli Hz. İmam Ukayl R.A. (İmam Akil) Türbesi.

Hz. Şeyh Sari R.A.
Mısır Kahire Şehrind Hz. Şeyh Sari R.A. Türbesi Hadım Süleyman Paşa Camii Haziresindedir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde geçer.

Hz. Sahabe-i Kiram R.A. (Tekfur Sarayı Dibi)
İstanbul Fatih Hz. Sahabe-i Kiram R.A. (Tekfur Sarayı Dibi) Kabri Ayvansaray Mahallesi.

Eyüp Sultan Hz. Ebu Eyyub Halid bin Zeyd bin Küleyb el-Ensari
Hz. Muaz B. Cebel (r.a.)
ürdün – kuzeyşune de Sahabenin önemli isimlerinden Muaz b. Cebel Türbesi, Kuzeyşune’nin doğusunda olup, Osmanlı öncesine kadar geriye giden bir yapıdır. 1290/1873 senesinde M. b. Abdurrahman et-Tayyibî tarafandan aslına uygun olarak tamir edilmiştir. Yapıya ait birçok, gayrimenkul vakfedilmiştir Kaynak ; Ürdün’de Osmanlı Mimarisi , Ahmet Çaycı , Atatürk Kültür Merkezi Yayınları

Hz. Dirar b. Ezvar (r.a.)
Ürdün – Dirar Hayatı Kaynak ; Ürdün’de Osmanlı Mimarisi , Ahmet Çaycı , Atatürk Kültür Merkezi Yayınları

Hz. Abdülvahap Gazi (r.a.) – Bolvadin
Afyon – Başmakcı’da – Başmakcı Kabristanı yanında 732 yılında Emevi komutanı Mesleme’nin büyük bir ordu ile Afyonkarahisar kalesini kuşattığı, bu kuşatmada Seyyid Battal Gazi ve Peygamberimizin sahabesi Abdül Vahap Gazi’nin yaralandığı, Seyit Battal Gazi’nin Seyit Gazi’de, Abdül Vahap Gazi’nin de Bolvadin’de öldüğü kabul edilir. Bu olayların hatırası olan Sahabe Abdül Vahap Gazi’nin türbesi Eber Gölü yolunun üzerindedir. Üzeri açık olan türbenin ortasında mermerden yapılmış uzun bir sandukası vardır. 2002 yılında yeniden restore edilerek, sanduka üzerindeki mermerlere Abdülvahab Gazi ile ilgili bilgiler yazılmıştır. Abdülvahap Gazi Türbesi en çok, çocuğu olup da yaşamayanlar, hasta çocuklar, geçimsiz, parasız ve içki içen kimselerin anneleri ve eşleri tarafından ziyaret edilmektedir. Kaynaklar ; Afyon Evliyaları , Abdulhalim Durma

Hz. Sa’d bin Abu Vakkas (r.a.) – Seydi Vakkas Türbesi – Gaziantep

Hz. İmam Abdullah (r.a.)
Batman – Hasankeyf’de Hasankeyf Köprüsüne girişte soldaki tepe üzerinde bulunan İmam Abdullah Zaviyesi, Dicle Nehrine Kuzeyden bakan bir mezarlık kümesinin ortasında yer almaktadır. İmam Abdullah M.S. 638 yılında Hasankeyf Kalesini altı yüz yıllık Bizans hakimiyetinden kurtarmak üzere düzenlenen son İslami akınlarda, Halid Bin Velid’in ünlü komutanı İyaz Bin Ganem’in sağ kolu olarak görev yapmış ve bu tarihteki Hasankeyf kuşatması sırasında şehit düşmüştür. Hz. Muhammed’in amcasının oğlu olan Caferi Tayyarın oğlu İmam Abdullah, Peygamber neslinden gelen muhterem bir zat ve müstesna bir Veliyullahtır. Bu özelliğinden dolayı türbesi, bir zaviye olarak her devirde saygı görmüş ve Eyyübiler döneminden Osmanlıların son dönemine kadar birçok kez onarılarak günümüze kadar az bir tahribatla ulaşmıştır. Dikdörtgen bir avlunun içinde, kare planlı olarak inşa edilmiş olan İmam Abdullah türbesinin sağ köşesinde yine kare planlı olarak inşa edilmiş bir kule ve türbenin güneyinde uzun dik dörtgen şeklinde yapılmış bir mescit vardır. Türbe ile kule arasındaki beşik tonozlu girişin kapı kanatlarının ahşap oymacılığında ve türbenin kubbesinde bulunan alemdeki incelik, 14.yüzyıl sanat zevkinin özelliklerini taşımaktadır. Sanat değeri yüksek olan bu kapı, Diyarbakır Müzesinde koruma altındadır. Kültür Bakanlığınca tescilli olan İmam Abdullah Zaviyesi, Hasankeyf ve yöre köylüleri tarafından her yıl Haziran ayının ilk haftasında anılmakta ve hafta boyunca türbe çevresinde adaklar adanarak dilekler dilenmektedir. [toggle title=“Kaynaklar load=”hide”] Kaynak Kaynak ; Batman İl kültür ve Turizm Müdürlüğü [/toggle] Categories Search locations Clear No matching locations Show all locations No location found Show all locations

Tahir Bin Muhammed El Bakır
Irak _ Medain Selman Farisi Türbesinde [toggle title=“Kaynaklar load=”hide”]Kaynak Fotoğraflar için Şehit Mehmet Cambaz Bey’e teşekkür ederiz. [/toggle] Categories Search locations Clear No matching locations Show all locations No location found Show all locations

Hz. Ukkaşe Bin Hasene (r.a.)
Hz. Ukkaşe (r.a.) Türbesi ; Gaziantep – Nurdağı ilçesindeki Durmuşlar köyündeki yüksek bir tepenin üzerinde Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Kim cennetteki arkadaşımı görmek isterse, bu adama baksın” buyurarak cennete gireceğini müjdelediği sahebelerden Hz. Ukkaşe Bin Hasene (r.a.). Türbede medfun olan zatın Hz. Ömer(r.a.) zamanında Gaziantep ve çevresinin fethi sırasında şehit düşen beş sahabeden biri olan Hz. Ukkaşe Bin Hasene (r.a.) olduğu rivayet edilmektedir. Bazılarına göre de, burada katıldığı bir savaşta kaybettiği parmağı yada kanının döküldüğü yer olduğu için buraya türbe yapıldığı rivayet edilmektedir. Ukkaşe Hazretleri , “ Ya Resulullah Uhud Savaşı’nda bana kırbaçla vurmuştunuz. Hakkımı ancak kısasla ödeşirim”, der. Peygamberimiz (s.a.v), elindeki kırbacı Ukkaşe Hazretlerine verir ve sırtına vurmasını söyler. Ökkeşiye Hazretleri, “Siz bana sırtım çıplak iken vurmuştunuz Ya Resulullah”, der. Peygamber Efendimiz sırtını açar ve tam bu sırada Ukkaşe Hazretleri Peygamber Efendimizin Peygamberlik mührünü görür ve öper. Daha sonra ise “Kısastaki gayem bu idi Ya Resulullah. Yoksa sizde bir hakkım varsa anam sütü gibi helal olsun”, der. Türbenin bulunduğu yere Ökkeşiye denmektedir. Türbe dağın tam tepesindedir. Hangi yöne baksanız muhteşem bir manzara karşılar sizi. Yakın dönemde restore edilen türbenin yanıbaşında Hz. Ukkaşe Camii yer alıyor. Kompleks içerisinde kurban kesim yerleri, hediyelik eşya satıcıları ve kafetarya bulunuyor.Türbenin alt tarafındaki kuyularda ise birkaç metre derinlikte bol su bulunmaktadır. Anlatıldığına göre, Peygamberimiz Veda Hutbesinden sonra herkesle helalleşirken Erkek çocuğu olmayanlar ve daha değişik dilekleri olanlar Ukkaşe Hazretlerinin türbesini ziyaret ederler ve isteklerinin kabul edilmesi ve arzularına kavuşmak ümidiyle burada Allah’a niyazda bulunurlar. Ayrıca Allah rızası için kurban keserler. Böylece ziyaretten sonra doğan erkek çocuğa genel olarak Ökkeş adını verirler. Özellikle mübarek zamanlarda türbe ve ziyaret dağında çok parlak bir nurun görüldüğü ve bu nurun Resulullah’a doğru uzanarak kaybolduğu yöre halkı tarafından anlatılır. Türbenin yılda yurt içinden ve yurt dışından olmak üzere 250-300 bin ziyaretçisi olduğu görülür.

Hz. Süleyman İbn Halid (r.a.)
Diyarbakır – sur içinde . Kale içinde Hazreti Süleyman camiindedir. Diyarbakır’ın en önemli manevi mekanlarında biri olan Hz. Süleyman camii, Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1115-1160 yıllarında yapılmıştır. Nasıriye camii , Hz. Süleyman Camii ve Kale camii olmak üzere üç isimle anılır. Caminin bitişiğinde Diyarbakır’ın fethinde şehit olmuş Süleyman ibni halid dahil , 27 sahabe bu bölgede , 13 sahabe ise surların farklı yerlerinde şehit olmuş burada meşhedleri bulunmaktadır. Diyarbakır’ın fethi Hz. Ömer zamanında Caminin bulunduğu bölgeden başlamıştır. Türbeye açılan güneydeki pencerenin üzerinde 1631-1633 yıllarında yazılan kitabede Halid bin Velid’in oğlu ile 24 Sahabe’nin kubbenin altında metfun olduğu belirtilmektedir. Kitabenin metni şöyledir; ” Halid oğlu fatih-i Amid Süleyman Hazreti Kim yiğirmidört sahabeyle olup bunda şehit Kubbenin altında metfundur sahabe cümlesi Bu müşerref yerde mesken kıldırlar vekt-i medid Murtaza Paşa Silahdara Huda ihsan edüp Bir müzehhep perde astı üstüne anın cedid Kıldı ihya zib ü ziynette der ü divarını Kim okursa fatiha ruz-i ceza ola said ” Kuzey- Güney doğrultusunda dikdörtgen plan şemasında inşa edilen cami oldukça sadedir. Bazalt taş tamamen yapıya hakimdir. Cami, sahabeler türbesi, Namazgah, kare minaresi ve çeşme dizisinden oluşan bir yapı topluludur. Yapının minaresi de kare formlu minare olması bakımından dikkat çekicidir. Diyarbakır’ın müslümanlar tarafından fethinden günümüze kadar önemini kaybetmeyen ve halkın maneviyat aleminde değerini fazlasıyla koruyan bu sahabe türbeleri, Diyarbakır’ın manevi sembolü olup, yılda 100,000 kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Kaynak ; Diyarbakır Kutsal Yerler Atlası ; T.C. Diyarbakır Valiliği , editör Doç.Dr. İrfan Yıldız Kaynak; Nebiler,I. Uluslar arası Sahabiler , Azizler ve Krallar Kenti Diyarbakır Sempozyumu 25-27 mayıs 2009 , diyabakır valiliği ve dicle üniversitesi , Diyarbakır’da Sahabe Nesli , Prof. Dr. Muhammed Çelik Categories Sort Search locations Clear No matching locations Show all locations No location found Show all locations Categories: View location detail Get directions from Go Geo locate me

Hz. Süleyman İbn Halid(r.a.) ve 27 Sahabe
Hz. Yuşa R.A.
Gaziantep Şahinbey İlçesinde Hz. Yuşa R.A. Türbesi
Hz. Ebu Derda R.A.
Bartın Merkezde Hz. Ebu Derda R.A. Türbesi

Hz. Seydi Vakkas R.A.
Çorum merkez kunduzhan mahallesinde Hz. Seydi Vakkas R.A. Türbesi

Hz. Ulu Sultan R.A.
Çanakkale Ezine İlçesi Yaylacık Köyü'nde Hz. Ulu Sultan R.A. Türbesi

Sahabe-i Kiram Hz. (Mumi Dede)
Bitlis merkez Muştakbaba mahallesinde, Sahabe-i Kiramlar, Mermi Dede Mescidinin yanında bulunan Kümbet 30 adet Şehit Sahabenin üstünde yapılmıştır.

Hz. Kazım-ı Ensari R.A.
İslam’ı yaymak ve İstanbul’un fethini gerçekleştirmek için dört büyük halife döneminde cihat seferlerine katılmıştır. Hz. Kazım-ı Ensari R.A. Suriye, Filistin, Kudüs ve Kıbrıs’ın fethinde bulunmuştur. Kıbrıs’ın fethinden sonra Ege bölgesine yapılan seferlere iştirak etmiştir. Bozcaada’ya gelmiş ve İstanbul’un fethi için hazırlıklarda bulunmuşlardır. İslam ordusu ile girişilen bu mücadele esnasında Gülpınar beldesinde arkadaşı Hz. Nureddin-i Ensari R.A. ile şehitlik mertebesine ulaşmıştır. Hz. Kazım-ı Ensari R.A. Türbesi arkadaşı Hz. Nureddin-i Ensari R.A. ile ayni yerde Çanakkale İli Ayvacık İlçesi Gülpınar beldesindedir.

Hz. Nureddin-i Ensari R.A.
İslam’ı yaymak ve İstanbul’un fethini gerçekleştirmek için dört büyük halife döneminde cihat seferlerine katılmıştır. Suriye, Filistin, Kudüs ve Kıbrıs’ın fethinde bulunmuştur. Kıbrıs’ın fethinden sonra Ege bölgesine yapılan seferlere iştirak etmiştir. Bozcaada’ya gelmiş ve İstanbul’un fethi için hazırlıklarda bulunmuşlardır. İslam ordusu ile girişilen bu mücadele esnasında Gülpınar sahilinde şehitlik mertebesine ulaşmıştır. Hz. Nureddin-i Ensari R.A. Türbesi Çanakkale İli Ayvacık İlçesi Gülpınar beldesinde dir.

Sahabe-i Kiram Hz.
Karaman merkezde Sahabe-i Kiram Hz. Türbesi Emir Musa Parkında Kümbet içinde.

Hz. Ukkaşe R.A.
Resullullah Efendimiz S.A.V.'in nübüvvet mührünü gören zat. Asıl adı Ukkaşe b. Mihsan el-Esedi (r.a.)’dır. Hz. Ukkaşe R.A., Mekkeli müşrikler müslümanları Medine’de de rahat bırakmayıp, İslâm’ı yok etmek için savaş açtıkları vakit Allah Teala cihada izin verince savaşlar başladı. Atılgan, gözü pek ve korkusuz bir yiğit olan Hz. Ukkaşe R.A. Bedir, Uhud, Hendek dahil bütün savaşlara katılmıştır. Hz. Ukkaşe R.A. Türbesi Gaziantep Nurdağı ilçesindedir.

Hz. Abdülvehhab R.A.
Abdulvehhab Gazi Hazretleri, Sivas'ta, Kılavuz mahallesi üzerinde Akkaya ismindeki bir tepede kendisi ici yaptırılan türbesinde metfundur. Hz. Abdülvehhab R.A. Ehli keşif zatlar bu türbenin sahabe türbesi olduğunu belirtmişlerdir. "Lä ilahe illallah Muhammedürrasulullah" yazılı olan Peygamberimizin sancağını, cihat için hazırlanan ordunun önünde taşımıştır. Hz. Abdülvehhab R.A. Peygamberimizin sancaktarı, bayraktarı olarak bilinir. Abdulvahap Gazi, Soğuk Çermik yakınlarındaki bir savaş sırasında Ahmet Turan Gazi ile şehit düşmüş; sel sularına kapılan mübarek vücudu uzun müddet Yukarı Tekke kayalıklarının altından akan ırmakta kalmış, görülen bir rüyadan sonra mübarek cesedi buradan alınarak, Yukarı Tekke’deki kabrine nakledilmiştir.

Hz. Muğire Bin Şube R.A.
Mugîre Bin Şu’be, Taif’de doğdu. Sakif kabilesine mensuptur. Taif’deki rahiplerle anlaşamadı. Medine-i Münevvere’ye yerleşti. Hz. Muğire Bin Şube R.A. Hicretin beşinci yılında Hendek Gazvesi sırasında İslâm’la şereflendi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanında gazâlara iştirak etti. Seriyyelerde kumandanlık yaptı. Şecere-i Rıdvan altında biat etti. Hudeybiye antlaşması sırasında Efendimizin yanından hiç ayrılmadı. Onun hizmetinde bulundu. O, Tâif’lilerin küfür karanlığından kurtulmasına vesile oldu. Kendi kabilesi Müslüman olunca Tâifliler zulüm ve işkence yapmaya başladı. Durumu Resûl-i Ekrem (s.a)’e anlatınca Efendimiz onu Taif üzerine gönderdi. Mugîre (r.a) oradaki bütün putları kırdı. Putların acizliklerini gören Tâif halkı da bu vesile ile Müslüman oldu. Hz. Muğire Bin Şube R.A. Türbesi Hatay Altınözü İlçesinde dir.

Hz. Bilal-i Habeşi R.A.
Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) müezzini Hz. Bilal-i Habeşi R.A., ilk iman edenlerden olup Müslüman olduğunu müşriklere açıkça bildiren yedi sahâbeden biridir. Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) bütün harplerine iştirâk etmiştir. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), Hz. Bilal-i Habeşi R.A. hakkında: “Kıyâmet gününde müezzinlerin efendisi ne güzel bir kimsedir.” buyurmuşlardır. Hazreti Bilal, azad edildikten sonra Peygamberimiz’in yanından hiç ayrılmıyor, onun hizmetinde bulunuyordu. Hicretin birinci yılında Resûlullah’ın öğrettiği ezanı onun emriyle ilk defa Bilâl-i Habeşî (r.a.) hazretleri okudu. Sahabe-i Kiram'dan olan Hz. Bilal-i Habeşi R.A. Türbesi İçel ilinin Tarsus ilçesinde Bilal-i Habeşi Camii'ndedir.

Hz. Kaysül Hamedani El Asgari R.A.
Peygamber Efendimizin hadisi şerifine nail olmuş Sahabeyi Kiramdan Ebu Eyyüb El Ensarı Hazretleriyle 1400 yıl önce İstanbul’un fethine çıkmış ve Hep Kebirler camisisinin bahçesinde yatan Sahabeden Hz. Kaysül Hamedani El Asgari R.A. Hazretleridir. Hz. Kaysül Hamedani El Asgari R.A.'ın büyük kardeşi olan Kays’ ül – Hemedani Ekber Hazretleri Peygamberimiz (SAV) Efendimiz’ in sevgili torunu Hz. Hasan (R.A.) ‘a yapmış olduğu Hizmetlerinden ötürü Resul – i Ekrem (SAV) Efendimiz’ in;- Ey Kays! Benim evladıma ettiğin ihsana karşılık ben de kıyamet gününde seni 124 bin Peygambere göstererek: “Ashabımdan Kays’ ül Hemedani’ ye bakın!” diye izzetlendireceğim müjdesine nail olmuş büyük bir zattır. Hz. Kaysül Hamedani El Asgari R.A. Türbesi Kastamonu Hepkebirler Camii Haziresinde dir.

Hz.Ebubekir R.A. Sülalesi
İlk Müslüman ve ilk halife Hz.Ebubekir R.A.'ın Sülalesi Hz. Ebubekir R.A. Mekke’de doğmuştur. İslam peygamberi Hz. Muhammed S.A.V.’e inanan ve İslamiyet’i kabul eden ilk kişi olduğu bilinmektedir. Mekke döneminde İslamiyet’in yayılması için Kureyş’in ileri gelenleri ile görüşmüş ve İslamiyet’in yayılmasında yardımcı olmuştur. 23 Ağustos 634 tarihinde 63 yaşında iken vefat etmiştir. İstanbul Edirnekapı Şehitliğinde bulunan kabirlerde kendisinin soyundan gelen kişilerin yattığı Ehli keşif zatlar tarafından söylenmektedir ancak Hz. Ebubekir R.A.’ın sülalesinden kimlerin bu kabirlerde medfun olduğu bilinmemektedir. Bu kabirlerde aynı zamanda Sahabe Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in soyundan gelen kişilerin de yattığı yazmaktadır. Kabirler bugün halen İstanbul’da Edirnekapı Kabristanlığı’nda ziyaret edilebilmektedir.

Hz. Ebu Şeybetü'l Hudri R.A.
Eyyüb Sultan Hz. ile birlikte 85-90 yaşlarında İstanbul’un fethi için bu bölgeye gelmiştir. Hz. Ebu Şeybetü'l Hudri R.A.'ın kuşatma öncesinde Hicaz’da sebze satarak geçindiği rivayet edilmektedir. Türbesi Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Bizzat kendisi tarafından Toklu İbrahim Dede türbedar tayin edilmiştir. Bu sebeple türbe Toklu Dede olarak meşhur olmuştur. Daha sonradan türbe Sultan II. Bayezid vakfına bağlanmıştır. Zamanla yıpranan türbe nihayetinde II. Mahmut tarafından birçok türbe ile birlikte tamir edilmiştir. Bir zamanlar türbesinin Eyyüb Sultan Hazretleri kadar kalabalık olduğu söylenmektedir. Hz. Ebu Şeybetü'l Hudri R.A. Türbesi bugün halen İstanbul Fatih ilçesinde Hz. Kab R.A. Türbesinin arkasında Sur kapısında, sur dibinde halen ziyaret edilebilmektedir.

Hz. Cabir Bin Muhammed El Ensari R.A.
İstanbul kuşatmasında bölgeye gelen sahabelerden Hz.Cabir bin Abdullah’ın ve Daye Hatun’un oğlu Sahabe-i Kiram’dan olan Cabir bin Abdullah Hazretleri ve hanımı Daye Hatun’un oğludur. Kendisi de Sahabe-i Kiram’dan sayılmaktadır. Hz. Cabir Bin Muhammed El Ensari R.A. İstanbul kuşatmasında gönüllü olarak orduya yazılarak bu bölgeye gelmişlerdir. Kitabesine göre Mehmed-ül Ensari’nin veyahut Eyyub El Ensari’nin gaza arkadaşlarıdır. Türbesi İstanbul’un fethinden sonra yapılabilmiştir. Hz. Cabir Bin Muhammed El Ensari R.A. Kabri bugün İstanbul’da Eyüp Sultan ilçesi Düğmeciler Caddesinde Düğmeciler Camii avlusunda halen ziyaret edilebilmektedir.

Hz. Cabir R.A.
Hz. Peygamber’in süt kardeşi, Halime Valide’nin oğlu Cabir bin Şemre veyahut Cabir bin Abdullah ismi ile bilinmektedir. Eyyup Sultan hazretlerinin alemdarı sayılmaktadır. Hz. Cabir R.A. Babası Uhud savaşında şehit düşmüştür. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa S.A.V 'in süt kardeşidir. Halime Valide'nin oğludur. Küçük yaştan itibaren İslam peygamberi Hz. Muhammed S.A.V. ile birlikte büyümüştür ve bu sebeple de kendisinden en çok hadis rivayet eden Sahabilerden olduğu söylenir. Hz. Cabir R.A. Türbesi Medfun olduğu yerde kendi adıyla anılan, Koca Mustafa Paşa tarafından 1499 yılında yaptırılmış Fatih İlçe'sindeki Cabir Camii içinde bulunmaktadır.

Hz. Cafer El Ensari R.A. (Cafer Baba)
Abbasi halifesi tarafından İstanbul tekfuruna gönderilmiş elçi, Bağdatlı şeyh Bağdatlı bir şeyh’tir. Kendisi Abbasi halifelerinden Harunürreşid zamanında İstanbul tekfuruna elçi olarak gönderilmiştir. Ayvansarayı’nın verdiği bilgiye göre Bizans İmparatoru Nikephoros, Hz. Cafer El Ensari R.A. (Cafer Baba)’ye kızarak şu an türbesinin bulunduğu zindana hapsetmiştir ve kendisi daha sonra burada vefat etmiştir. Farklı bir rivayete göre ise Cafer El Ensari’nin Ayasofya’da namaz kılmasından rahiplerin dilleri tutulur ve kendisini yakalayıp zindana koyarlar ve burada vefat eder. Her iki rivayette de Cafer El Ensari Bağdat’tan Bizans’a gönderilen bir elçidir. Hapsedilmiş, hapiste ölmüş ve öldürülmüş ve oraya defnedilmiştir. Evliya Çelebi kendisinin Peygamber efendimizin torunu İmam Hüseyin’in evladından olduğunu söylemektedir. Türbesinin bulduğu binanın üst katı Baba Cafer Zindanı adı alarak uzun yıllar hapishane olarak kullanılmıştır. Hz. Cafer El Ensari R.A. (Cafer Baba) Türbesi bugün halen İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Eminönü semtinde Zindan Han içerisinde bulunmaktadır.

Hz. Süfyan Bin Üyeyne R.A.
Hadis alimi ve hafız Kufe’de doğmuştur. Babasının ilim tahsiline yönlendirmesi ile küçük yaşlarda hadis meclislerine katılmaya başlamıştır. Hz. Süfyan Bin Üyeyne R.A. 4 yaşında Kuran’ı Kerim’i ezberlemiş ve 7 yaşında iken Hadis-i Şerif yazmaya başladığı rivayet edilmektedir. Hadis ve tefsir ilimlerinde kitapları da bulunmaktadır. Hz. Süfyan Bin Üyeyne R.A.’ın İstanbul’un Mesleme b. Abdülmelik tarafından İstanbul'un kuşatılması sırasında burada Beyoğlu İlçesi’nde şehit düştüğü söylenmektedir. Hz. Süfyan Bin Üyeyne R.A. türbesi bugün İstanbul’da Beyoğlu İlçesi’nde bulunan Karaköy Yeraltı Camii içerisinde bulunmaktadır.

Hz. Şeyh Çabuk R.A. (Abdullah Bin Enes El Cüheyni)
Hz. Muhammed’in postacısı olan sahabelerden biri Hz. Peygamber’in elçiliğini yapmıştır. İslamiyet’in yayılması için birçok bölgeye davet mektupları ulaştırdığı bilinmektedir. Hz. Şeyh Çabuk R.A. (Abdullah Bin Enes El Cüheyni) Hızlı gidip gelmesi sebebiyle kendisine “Şeyh Çabuk” ismiyle anılmaktadır. Mardin’de bulunan Yakubiler veya bilinen ismiyle Süryaniler’e davet mektubu iletmek üzere bölgeye geldiğinde vefat ettiği düşünülmektedir. Hz. Şeyh Çabuk R.A. (Abdullah Bin Enes El Cüheyni) Türbesi, Mardin Artuklu’da bulunan Çabuk Mahallesi’nde Şeyh Çabuk Camii içerisinde bulunmaktadır.

Nemrut Sıcak Göl
Nemrut Krater Gölü… Nemrut Gölü, ismini M.Ö 2100’de yaşamış olan Babil Hükümdarı Nemrut’tan almaktadır. Göl büyüklük bakımından dünyanın ikinci en büyük krater gölüdür. Nemrut Dağı’nın zirvesinde yer almaktadır. Nemrut kalderasında ikisi büyük 5 tane göl bulunmaktadır. Göl kıyısında oluşan sıcak gölün çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır. Nemrut Sıcak Göl bugün Bitlis iline bağlı Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri arasında, Van Gölü havzasının batısında yer almaktadır.

Hz. Malik-i Ejder R.A.
Sahabe-i Kiram’dan Malik-i Ejder Hazretleri… Malik-i Ejder R.A’nın Diyarbakır’ın fethine katılan sahabelerden biri olduğu bilinmektedir. Fakat rivayetlere göre Hz. Malik-i Ejder R.A.’in Diyarbakır’da şehit olmadığı bu yüzden türbede yatan kişinin Malik isimli başka biri veya Malik- i Ejder’in neslinden biri olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Hayatı hakkında detaylı bilgi bulunmamaktadır. Hz. Malik-i Ejder R.A. Türbesi günümüzde Diyarbakır Sur ilçesi Balıkçılarbaşı semtinde ziyaret edilmektedir.
Hz. Hüseyin R.A. (Eli Mubarekleri)
Peygamberimizin kızı Hz. Fatma’nın ve damadı Hz. Ali’nin oğlu olan ve Kerbela’da haince şehit edilmiş torunu. 10 Ocak 626 Medine’de doğdu. Doğduğu zaman Hz. Peygamber, ağabeyi Hasan’a yaptığı gibi o güne kadar Araplar’ca pek bilinmeyen adını kulağına bizzat ezan okuyarak koydu ve doğumunun yedinci gününde akîka kurbanı kestirip Hz. Fâtıma’dan saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını istedi. Hz. Osman’ın evini kuşatan isyancılara karşı babası Hz. Ali tarafından yine ağabeyi ile birlikte halifeyi korumak ve evine su taşımak üzere görevlendirildi. Babasının halifeliği sırasında Hz. Hüseyin Kûfe’ye giderek onun bütün seferlerine katıldı; şehâdetinden sonra da yine onun vasiyetine uyarak ağabeyine itaat etti. Muaviye’den sonra babasının oğlu Yezid’in halife ilan edilmesine karşı çıktı ve Kufe’ye hareket etti. Ehl-i beyt’ten olan ailesiyle Kerbela’ya vardığı sırada düşmanlarınca saldırıya uğradı. Suyolları kesildi ve suya ulaşmaları engellendi. Yaşanan çarpışmada susuz ve bitkin düşen Hz. Hüseyin’in saçları ve başı kesildi. Elinin Suriye Şam’da Emevi Camii'ndedir.
Hz. Zeynep R.A.
Hz. Muhammed’in kızıdır. Hicretten yirmi üç yıl önce Mekke’de dünyaya geldi. Hz. Muhammed’in Hatice’den doğan ilk kızıdır. Annesi ve kardeşleriyle birlikte müslüman olmuştur. Kocası Ebü’l-Âs müşrikler tarafında müslümanlara karşı savaşmıştır. Sonrasında müslüman olmuştur. Anlaşma yoluyla Peygamber’in kızının Mekke’den Medine’ye gitmesine izin vermiştir. Bu yolculuk esnasında peşine düşen müşrikler tarafından devesi ürkültülmüş ve bir kayanın üstüne düşüp kaburga kemiğini kırmıştır. Karnındaki çocuğunu da bu esnada düşürmüştür. Zeyneb henüz otuz bir yaşında iken Suriye Şam Şehri'nde vefat etmiştir. Hz. Zeynep R.A. Türbesi Emevi Camii'nde dir., ölüm sebebi hicret sırasında yaşadığı hazin olaydan kaynaklandığı için şehid sayılmıştır.

Hz. Hüseyin R.A. (Baş-ı Mübarekleri)
Peygamberimizin kızı Hz. Fatma’nın ve damadı Hz. Ali’nin oğlu olan ve Kerbela’da haince şehit edilmiş torunu. 10 Ocak 626 Medine’de doğdu. Hz. Hüseyin R.A. Doğduğu zaman Hz. Peygamber, ağabeyi Hasan’a yaptığı gibi o güne kadar Araplar’ca pek bilinmeyen adını kulağına bizzat ezan okuyarak koydu ve doğumunun yedinci gününde akîka kurbanı kestirip Hz. Fâtıma’dan saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını istedi. Hz. Osman’ın evini kuşatan isyancılara karşı babası Hz. Ali tarafından yine ağabeyi ile birlikte halifeyi korumak ve evine su taşımak üzere görevlendirildi. Babasının halifeliği sırasında Hz. Hüseyin Kûfe’ye giderek onun bütün seferlerine katıldı; şehâdetinden sonra da yine onun vasiyetine uyarak ağabeyine itaat etti. Muaviye’den sonra babasının oğlu Yezid’in halife ilan edilmesine karşı çıktı ve Kufe’ye hareket etti. Ehl-i beyt’ten olan ailesiyle Kerbela’ya vardığı sırada düşmanlarınca saldırıya uğradı. Su yolları kesildi ve suya ulaşmaları engellendi. Yaşanan çarpışmada susuz ve bitkin düşen Hz. Hüseyin’in saçları ve başı kesildi. Fatımiler döneminde Şam’dan Mısır-Kahire’ye getirildiği ve burada türbe yaptırıldığı söylenmektedir. Mısır Kahire Şehri'nde Hz. Hüseyin R.A. (Baş-ı Mübarekleri), Hz. Hüseyin Camii'nde dir.

Hz. Hamza R.A.
Allah ve Resulünün Aslanı, Şehitlerin Efendisi 569 veya 570 yılında Mekke’de doğmuştur. Hz. Hamza R.A. Hz. Muhammed ile sütkardeşi, çocukluk ve gençlik yıllarında ise dost oldukları bilinmektedir. Ebu Cehil’in Hz. Peygamber’e hakaretler ettiğini haber aldığında hiddetlenmiş ve attığı okla onu yaralamıştır. İslam dinini kabul ettiğini beyan etmiştir. Hz. Hamza R.A.’nın müslüman olmasıyla İslâm tarafının gücü artmış ve müşriklerin rahatı bozulmuştur. Bedir Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiş ve müşrikler intikam için yemin etmişlerdir. Habeş asıllı köle Vahşi’nin onu öldürmesi karşılığı azat edileceği ve ödüllendirileceği söylenmiştir. Köle, Uhud Gazvesi’nde sinsice yaklaşıp Hz. Hamza’yı şehit etmiştir. Peygamber çok üzülmüş ve cenaze namazını kendisi kıldırmıştır. Hz. Hamza R.A. Medine’de Uhud Şehitliği’nde medfundur.

Resulullah Efendimiz S.A.V.'in Halaları
Resulullah Efendimiz S.A.V.'in 6 halası vardır. Bunlar Beyzâ, Berra, Atike, Safiyye, Erva ve Ümeyme’dir. Mezarları Suudi Arabistan’ın Medine şehrindeki Cennet-ül Baki Kabristanı’ndadır.
Hz. Dumlu Baba R.A. (Dumlu Sultan)
Evliya Çelebi’nin "Dokuz saatte Dumlu Sultan menziline vardık. Asab-ı güzinden ulu bir sultan olup kubbesinde medfundur. Asitanesi azim ziyaretgâhtır.” dediği, İbn Batuta’nın ise “Erzurum’da Ahi Dumanın zaviyesine inmiştik. Bu zat ileri bir yaşta olup, yüz otuz yaşını aştığı söylendiği halde hala bir değneğin yardımıyla yürüyebilmekte hafızası bütün canlılığı ile durmakta, beş vakit namazını kılmakta idi.” dediği kişi Dumlu Baba’dır. Fırat Nehri’nin kollarından biri olan Karasu’nun doğduğu yer buradadır. Türbe, Erzurum’un kuzeyindeki Dumlu Dağı’nda bulunmaktadır.

Hz. Bureyde el-Eslemi R.A.
Horasan’ın Sahabesi Eslem kabilesinin Sehmoğulları koluna mensuptur. Hz. Bureyde el-Eslemi R.A. Adının Âmir, künyesinin Ebû Sehl, Ebû Sâsân veya Ebü’l-Husayb olduğu da rivayet edilmektedir. Mekkeli müşriklerin hicret sırasında Hz. Peygamber’i diri veya ölü olarak ele geçirene büyük mükâfatlar vaad ettiğini duyan Bureyde, arazisinden geçmekte olan Hz. Peygamber ile yanındakileri durdurup kimliklerini öğrenmek istedi. Fakat bu esnada Resûlullah’ın konuşmasından etkilenerek müslüman oldu ve adamlarıyla beraber onun arkasında namaz kıldı. Bureyde b. Husayb Hz. Peygamber’den 164 hadis rivayet etmiştir. Hz. Bureyde el-Eslemi R.A. Türbesi Türkmenistan’ın Merv şehrindedir.

Sahabe-i Kiramlar
İstanbul Eyüpsultan İlçesi'nde Sahabe-i Kiramlar (Eyüp / Nişanca) mahallesinde, Baba Haydar Camii'nin sırasında, Eyüp'e doğru 150 metre ilerisindedir.

Üç Bin Sahabi R.A.
Kilis Merkez Odun Pazarı'nda Üç Bin Sahabi R.A. Türbesi, Evliya Çelebi Seyahatname'sinde meşhedlikle ilgili olarak şunlar anlatılmaktadır: Evvela şehid Mahallesi (odun pazarı) kabristanında üç bin sahabe-i kiram ismiyle mezar-ı şeriflerinin taşlarında yazılıdır.

Hz. Seyyidi Sultan R.A. (Seyyid Acep Şir Gazi)
Erzincan Merkeze bağlı Binkoç (Cırzını) Köyü'nde Hz. Seyyidi Sultan R.A. (Seyyid Acep Şir Gazi) Türbesi Munzur Dağındaki Ergan tepesinin ortasında yer alır. Merkeze bağlı Binkoç (Cırzını) ve Türkmenoğlu (Dacirek) köylerinin üst kısmındadır.

Hz. Abdulvahap R.A. (Kotum Baba)
Bitlis İli Tatvan İlçesi'nde Hz. Abdulvahap R.A. (Kotum Baba) Türbesi Küçüksu Köyü'nde dir. Ahlat ilçesinde türbesi bulunan Abdurrahman Gazi'nin kardeşi olduğu rivayet edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'de kaç sahabe türbesi vardır?
türbe.org veri tabanında yayınlanan 225 sahabe türbe ve makamı bulunmaktadır. Güncel sayıya bu sayfanın üstünden ulaşabilirsiniz.
İstanbul'daki en önemli sahabe türbesi hangisidir?
Eyüpsultan'daki Hz. Ebu Eyyub el-Ensari türbesi, fetih öncesi İstanbul kuşatmasında şehit düşen sahabeye aittir ve en çok ziyaret edilen sahabe türbesidir.
Sahabe türbesi ziyaret adabı nedir?
Abdestli olarak gidilir, huşû ile selam verilir, Kur'an okunur ve dua edilir. Kabir üzerine oturmaktan, yüksek sesle konuşmaktan kaçınılır.